Hürmüz Boğazı neden kritik? ABD-İran gerilimi petrol fiyatlarını ve Türkiye'yi nasıl etkiliyor?
Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı, son haftalarda yine dünya gündeminin merkezinde. İran ve ABD, boğazın kontrolü konusunda birbiriyle çelişen açıklamalar yaparken petrol fiyatları yüksek seyrini koruyor.
Boğaz neden bu kadar önemli?
Hürmüz Boğazı, en dar noktasında yaklaşık 33 kilometre genişliğinde bir su yolu. Ancak dünya enerji ticareti açısından taşıdığı önem bu küçük ölçeğin çok üzerinde: Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve İran'ın petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının büyük bölümü bu boğazdan geçiyor. Dünyada deniz yoluyla taşınan petrolün önemli bir kısmının buradan geçtiği tahmin ediliyor. Bu nedenle boğazdaki her aksama, küresel petrol fiyatlarına anında yansıyor.
Şu anda ne oluyor?
İran Genelkurmay Başkanı Ali Abdullahi, 26 Ekim'de boğaz kıyısındaki birlikleri denetlediği sırada Hürmüz Boğazı'nın "tamamen kapalı ve İran Silahlı Kuvvetleri'nin kontrolü altında" olduğunu söyledi. Abdullahi, İran'ın belirlediği güzergâh dışında geçmeye çalışan gemilerin güvenliğinin tehlikeye gireceği uyarısında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump ise ABD'nin boğazı kontrol ettiğini, boğazdan petrol geçişini savaş öncesi seviyelere döndürdüklerini ve İran'a yönelik deniz ablukasının çok etkili olduğunu savundu. Trump 27 Ekim'deki mitinginde de İran'la savaşın "yakında biteceğini" ve İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağını söyledi. Taraflar birbirinin iddialarını doğrulamıyor; bağımsız bir teyit de bulunmuyor.
Petrol fiyatlarına etkisi
Gerilim, enerji piyasalarında belirgin bir risk primi yarattı. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının ardından Brent petrol, Nisan sonundan bu yana en yüksek seviyeleri gördü. 27 Ekim'de Londra'da Brent petrolün varili yüzde 1,8 düşüşe rağmen 113,8 dolardan işlem görüyordu. Yüksek enerji fiyatları, enflasyonun uzun süre yüksek kalacağı ve merkez bankalarının faizleri indirmekte acele etmeyeceği beklentisini güçlendirdi; bu da aynı dönemde altın fiyatlarının üç ayın en düşük seviyelerine gerilemesinde etkili oldu.
Türkiye'yi nasıl etkiliyor?
Türkiye enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılayan bir ülke olduğu için petrol fiyatlarındaki her artış, cari açık ve enflasyon üzerinde doğrudan baskı yaratıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da 26 Ekim'deki Kabine toplantısının ardından İran'a yönelik saldırıların akaryakıt fiyatlarını yukarı ittiğini ve bölgenin istikrara ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Etkiler üç kanaldan hissediliyor:
- Akaryakıt ve ulaşım: Petrol fiyatları pompaya ve oradan taşımacılık maliyetleri aracılığıyla neredeyse tüm ürün fiyatlarına yansıyor.
- Enflasyon ve faiz: Enerji fiyatlarındaki artış, enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor ve faiz indirimlerinin zamanlamasını etkileyebiliyor.
- Dış ticaret: Enerji ithalat faturasının artması dış ticaret açığını büyütme riski taşıyor. Buna karşın eylül ayında ihracatın yüzde 15,3 artması, açığın yıllık bazda yüzde 25,8 gerilemesini sağladı.
Diplomasi devrede
Türkiye bölgedeki gerilimi azaltmak için diplomatik temaslarını yoğunlaştırıyor. MİT Başkanı İbrahim Kalın, 26 Ekim'de Suudi ve Pakistanlı yetkililerle birlikte Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'la görüştü; görüşmede Hürmüz Boğazı, Yemen ve ABD-İran müzakereleri ele alındı. Boğazdaki durumun ne zaman normale döneceği, büyük ölçüde ABD ile İran arasında bir uzlaşıya varılıp varılamayacağına bağlı görünüyor.
Kaynaklar
- A Haber: İran'dan Hürmüz Boğazı açıklaması
- Akşam: Trump'tan İran açıklaması
- Canlı Gaste: Piyasalarda gün sonu, 27 Ekim
- Endeks24: Altında üç ayın dibi ve nedenleri
- Hibya: Erdoğan'ın Kabine sonrası açıklamaları
- Sabah: Eylül dış ticaret verileri
- Sondakika.com: Kalın'ın Tahran temasları
Bu yazı 7yirmi4 editörlüğünde, yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; kullanılan kaynaklar yukarıda bağlantılarıyla belirtilmiştir. Bir hata fark ederseniz bize bildirin.